Dolar 8,6485
Euro 10,3446
Altın 495,59
BİST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü
İstanbul
27°C
Gök Gürültülü
Per 27°C
Cum 28°C
Cts 29°C
Paz 30°C

eryaman escort - beylikdüzü escortAdana escort Ankara escort Bursa escort Antalya escort İzmir escort Mersin escort Samsun escort Gaziantep escort Eskişehir escort Bodrum escort Denizli escort Kayseri escort Konya escort Kuşadası escort Alanya escort İzmit escort Kocaeli escort Malatya escort Diyarbakır escort

Aşılamada Israrcı Tutum! Dijital İnsan Kodlaması..

Koronavirüs ilk olarak 2019 Aralık Ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktığı iddia edilsede, elde herhangi bir somut kanıt yok.

Aşılamada Israrcı Tutum! Dijital İnsan Kodlaması..
A+
A-
08.06.2021
41

Koronavirüs ilk olarak 2019 Aralık Ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktığı iddia edilsede, elde herhangi bir somut kanıt yok. Hatta Koronavirüsün 2019’un Eylül ayında başladığına dair bilgiler var. Konumuz aslında bu değil o tarihlerden itibaren hayatımıza girmesi ve dünya düzenine çok büyük oranda etki etmesi..

Koronavirüs Hakkında Cevaplanması Gereken Sorular?

Koronavirüs zaten yeni bilinen bir virüs çeşidi değil, 1973’te WHO’nun gribal enfeksiyona neden olan virüsler listesinde de yer alıyor. Dünya gündemi şu anda virüsün laboratuvar ortamında üretilip üretilmediğini tartışıyor. Ama en ilginç yanı 2001 de yayınlanan Ludlum’un Cassandra Compact adlı kitabında şu anda durumun birebir yaşanmış olması. Koronavirüsün ilk denemesi de 2002 yılında SARS virüsü olarak denediler, lakin istedikleri gibi olmadı.

Koronavirüs İçin Bilim Dünyasından Yeni Senaryo..

1977 yılında Adam Weishaput tarafından kurulan Tek dünya düzeni doğrultusunda planlanan oyunun son halkası Koronavirüs oldu. Medya Aracılığı ile pompalanan korkuyla her insana bir dijital kod vererek kontrol altına alınmaya başladı. Koronavirüs süreci ile hayatımıza giren HES kodu gibi uygulamalarla istenilen seviyeyi yakalayamadılar. Onun için Aşı ile bunu başarmak istiyorlar.

Koronavirüsün dünyada ilk en büyük etkiyi gösterdiği zamanlarda Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere Bilim Kurulu da Aşının bulunması için en az iki yıla ihtiyaç olduğu söylendi. Dediğimiz gibi HES kodlarında istedikleri olmayınca 5 Ay gibi kısa bir sürede Aşı Bulundu. Hemde 7 farklı aşı aynı zamanda bulundu..

Çin Sinovac, Alman Pfizer/Biontech, İngiltere Astra/Zenaca, Rusya da SputnikV aşısını duyurdu. Dünya genelinde ülkeler aşılama yarışına girdi. Hem de yan etkilerinin ne olduğu bilinmeden, ayrıca sonuçlarının ne olacağı belli olmaksızın hayvanlardan önce insanlar denek yapılarak..

Bakın burada anlattıklarımız bir senaryo veya komplo teorisi değil. Tam tersine süreç içinde bizatihi yaşananlar. Malum bu süreçte Bill Gates ismini çok duyduk. Bill Gates de zaten kendi ağzıyla söylüyor. İnsanların tamamını aşılayarak sağlık alanında kontrol altında tutmak gerektiğini. İnsanlara Bilgisayarda olduğu gibi Bir ID numarası tanımlanması gerektiğinden bahsediyor. Maalesef başta Türkiye olmak üzere dünya Sağlık örgütüne bağlı bütün ülkelerde aşılama için zorlayıcı tedbirler uygulanıyor. Bu tutum ilk başta Anayasaya ve İnsan Haklarına aykırı bir tutum.

İlgili Haber:  Fahrettin Koca'dan Heyecanlandıran Aşı Açıklaması..

Türkiye ve diğer ülkeler her ne kadar aşının zorunlu olmadığını söylesede, uygulanan politikalar bunun aksini söylüyor. Bakın burada kimse aşı olmasın demiyoruz. Bilakis herkes hürdür. İsteyen aşı olur veya olmaz kendi inisiyatifidir.

Aşılama tam bu noktada 2002 yılında plana dökülen Dijital Dünya düzeninin istekleri doğrultusunda gidiyor. Aşı zorunlu değil; ama vurulmazsan hiç bir haktan yararlanamayacaksın.

Peki Aşı olmak İstemiyorsan ve Vurulmam diyorsan neler olacak..

  • Yarın Bankalarda işlem yapmayacaksın..
  • Kamu Dairelerindeki işlemleri yapmayacaksın..
  • Hotel ve Turistik Tesislerden Faydalanamayacaksın..
  • Şehirlerarası ve Ülkeler arası Seyehat edemeyeceksin..
  • Hastahanelerden zorunlu durumlar hariç randevu alıp, muayene olamayacaksın..
  • Avm’lere girmeyeceksin…
  • Ve daha birçok imandan Faydalanamayacaksın..

Burada yazdığımız maddeler daha şimdiden oluşmaya başladı. Tabi ki en azından aşı zorunlu değil.. O yüzden Aşı ikna timleri kuracaksın.. Yok yinede aşı olmak istemiyorsan hayat sana zehir olacak ve hayatta kaçak bir mahkum gibi yaşayacaksın..

İşin en acı, en vahim boyutu ise aynı kulağı küpeli koyun ve büyükbaş hayvanlar gibi, nereye gidersen git aşı kodu ile anılacaksın. Artık İsminden ziyade kodunla yaşamına devam edeceksin.. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde insanlar bu zorba duruma isyan etmeye başladı. Önümüzdeki aylarda bu tutum devam ederse birçok ülkede kaos senaryoları söylenmeye başlandı bile..

En son olarak diyoruz ki..

Aşılamada isteyen Aşı olsun veya olmasın kişinin kendi insiyatifinde ve baskı altında olmadan karar vermesidir. Yoksa biz kimse aşı olmasın demiyoruz. Biz bunun zorlamaya tabi tutulması gerektiğini söylüyoruz..