Dolar 8,6485
Euro 10,3446
Altın 495,59
BİST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü
İstanbul
27°C
Gök Gürültülü
Per 27°C
Cum 28°C
Cts 29°C
Paz 30°C

eryaman escort - beylikdüzü escortAdana escort Ankara escort Bursa escort Antalya escort İzmir escort Mersin escort Samsun escort Gaziantep escort Eskişehir escort Bodrum escort Denizli escort Kayseri escort Konya escort Kuşadası escort Alanya escort İzmit escort Kocaeli escort Malatya escort Diyarbakır escort

Atatürk ve Din Kavramı Üzerinden Alçak ve Sinsi Planlar..

Türkiye’de 1960’lı Yılların sonuna doğru başlayan ülkede kutuplaştırma savaşları durmaksızın devam ediyor. Sağcı solcu ayrımı ile başlayan ayrıştırma ve çatıştırma planları, geçmişimizde genellikle darbe ile sonuçlandı.

Atatürk ve Din Kavramı Üzerinden Alçak ve Sinsi Planlar..
A+
A-
03.06.2021
23

Türkiye’de 1960’lı Yılların sonuna doğru başlayan ülkede kutuplaştırma savaşları durmaksızın devam ediyor. Sağcı solcu ayrımı ile başlayan ayrıştırma ve çatıştırma planları, geçmişimizde genellikle darbe ile sonuçlandı. Ülkemizde en çok Sağ-Sol-Ülkücü, Alevi-Sünni ve en çokta Türk-Kürt ayrımı yapılarak uygulandı. 2021 yılına gelmemize rağmen hala bilhassa 90’lı yılların kırıntıları devam ediyor.

2000’li yıllarda sen şeriatçı, ben cumhuriyetçi savaşı ile girmiştik. İngiliz hegemonyasının bir numaralı taktiği hep ayrıştırma ve çatıştırma olmuştur. Ülkemiz bilhassa 2002 yılında Erdoğan ile yeni döneme girerek bu Tefrikacı zihniyeti ve planları bitirme noktasına getirmiştir. Yine bütün bunlara rağmen günümüzde de bu oyun ve planlar sergilenmeye devam etmektedir. Bilhassa son yıllarda ellerinde argüman kalmayınca bu seferde Suriyeli meselesi ile aynı oyunu tezgahladılar, ama tutmadı..

Asıl konumuz ise içinde bulunduğumuz bu dönemdeki oyunları. Ayasofya’nın da Camiye yeniden döndürülmesini hazmedemeyen Şer güçleri, bu seferde en hassas noktalardan biri olan Atatürk ve Din üzerinden yine saldırıya geçti. Daha Ayasofya’nın ilk açıldığı gün Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Kılıçla çıkıp okuduğu Hutbe onları çok rahatsız etti.

Hemen saldırıya geçerek Hutbede Atatürk’e hakaret edildi iddiasıyla iki grubu karşı karşıya getirmek istediler. Gündemi epey meşgul etsede başaramadılar. Bu sefer Eski Ayasofya Baş İmamı Mehmet Boynukalın Hoca’nın tweetlerinin bahane ederek aynı sinsilik ve malzeme ile saldırdılar. Her ne kadar bunda da başarılı olamasalarda Mehmet Boynukalın istifa etmek zorunda kaldı..

Şimdide Türkiye’nin Sayılı Kurra Alimlerinden Mustafa Demirkıran Hoca’nın Ayasofya’da İcazet töreninde okuduğu Bakara Suresi 114. Ayeti bahane ederek Atatürk’e hakaret edildi iddiasıyla saldırmaya başladılar. Üstüne birde dava açtılar.

Bütün bu saldırıların ana hedefi Cumhur İttifakını yıkmak olduğu aşikardır. Bu ayrıştırmanın temelinde ise Ayasofya hazımsızlığı yatmaktadır. Amaç Kemalist ve Ülkücüleri ayaklandırmak ve muhafazakar kesimi tahrik ederek bir kaos ortamı oluşturmaktır. Onun için bu hususta herkes azami derecede konuşmalarına dikkat etmeli ve fitneye alet olmamalıdır.

Tabi ki bu süreçte Devlet Bahçeli’nin de olaya müdahil olarak FETÖ’cü damgası vurması bu fırsatı bekleyenlerin eline koz olarak geçmesidir. Zaten bütün çakallar bir olmuş Cumhur İttifakını yıkmak için hazırda bekliyor.

İlgili Haber:  Allah'ın Ayeti Açık ve Nettir! Savaşınız Hocaya Değil Allah'adır..

Nihayetinde Allah’ın Ayetlerine tahammülü olmayan bir güruh var bu ülkede. Okunan bir ayette Atatürk ile ilgili hiç bir emare bulunmamasına rağmen konuyu farklı mecraya çekmek onların sinsi bir planın içinde olduğunun göstergesidir.

Burada Hak olan tabii ki Hakkın Sözüdür. Bilahare Türkiye’de bu tarz planların dönemi bitmiştir. Burada üzerimize düşen itidalli olmak, Haktan yana saf tutmak ve bu tuzağa düşmemektir..