Dolar 8,6485
Euro 10,3446
Altın 495,59
BİST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü
İstanbul
27°C
Gök Gürültülü
Per 27°C
Cum 28°C
Cts 29°C
Paz 30°C

eryaman escort - beylikdüzü escortAdana escort Ankara escort Bursa escort Antalya escort İzmir escort Mersin escort Samsun escort Gaziantep escort Eskişehir escort Bodrum escort Denizli escort Kayseri escort Konya escort Kuşadası escort Alanya escort İzmit escort Kocaeli escort Malatya escort Diyarbakır escort

Edebiyatta Natüralist Akım Nedir?

Edebiyatta Natüralist Akım Nedir?
A+
A-
04.06.2021
22

Türkçesi Doğalcılık olan akım Realist yani Gerçekçi akım ile beraber gelen bir akımdır. Hatta bu bakımdan birçok araştırmacıya göre Natüralizm, Realizmin bir kolu olarak görülmeli ve ayrıca alınmamalıdır. Evet, Natüralizmin Realizme göre büyük farkları yoktur ama onu Realizmden ayıran küçük noktalar vardır ki bu da Natüralizmi ayrı bir akım yapmamıza yetmektedir.

Realizm Akımı Nedir? Realizm Akımı Öncüleri

Natüralizm 1860’lı yıllarda yani 19.asrın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. Akımın roman alanında en önemli temsilcisi Emile Zola’dır. Emile Zola’nın sanat dünyasının ilhamını oluşturan Goncourt Kardeşler (Bu kişiler, ikiz kardeşlerdir ve romanlarını birlikte yazarlar) ise Natüralist akımın bir diğer önemli yazarıdır. Öykü alanında ise Guy de Maupassant Natüralizmin en önemli temsilcisidir.

Türk Edebiyatında

Akım, Fransa’da doğmuştur. Fransa’dan başlayarak tüm dünyaya yayılmıştır. Bu yayılım sırasından ise Realizm gibi çeşitlenmemiştir. Bu çeşitlenmemenin nedenleri arasında Natüralizmin aslında edebiyata çok büyük bir yenilik getirmemesi sayılabilir.

Natüralistler, bilimsel bir edebiyat oluşturmak istemişlerdir. Bilim, deney ve gözleme dayanır. Edebiyat gibi sanatsal bir olguya deney ve gözlem nasıl eklenecekti?

Edebiyatta deney ve gözlem

Natürel bir roman ortaya konulacaksa mutlaka deney ve gözlem metotları kullanılıyordu. Nasıl ki bir bitkinin gelişimini incelemek isteyen bilim adamı o bitkiyi yıllarca gözlemliyorsa yazar da konu edineceği ortamı gözlemliyordu. Bu durumda da şu sonuç çıkmaktadır: Natüralist akımla yazılmış romanda gerçek hayat konu edinir.

Yukarıda bahsedilen gözlem hatta daha doğru tabir ile gerçek insanlar üzerinde yapılan gözlem, Realist yazarlar için de geçerlidir. Natüralistler gözleme bir de deney yöntemini ekleyerek Realizminden ayrılıyorlar. Deney ise şu şekilde öngörülüyor:

Bilimsel araştırmalarda aynı ortamda aynı şartlarda aynı zaman kuşağında yapılan deneyler aynı sonuçları verir.  Bu aşamada Natüralistler “Sosyal çevreyi” ele alıyorlar. Sosyal çevreyi “Maddeler (Çevresel faktörlerin tümü)” ve “İnsanlar” olarak ikiye ayırıyorlar.  Belli bir sosyal çevreye iye (sahip) olan insanlar, bu çevrede yeteri kadar zaman geçirdikten sonra, aynı olaylara aynı tepkiler veriyorlar. Natüralistlere göre bir çevreye alışan insan bir başka çevreye atlayamaz. Örneklersek daha rahat anlaşılacak sanırım: Genelev ortamında doğan ve büyüyen bir fahişenin çocuğu erdemli bir insan olamaz ya da işçinin çocuğu işçi olur, büyüyüp başbakan olamaz. Yani Natüralistler mucizeye inanmazlar çünkü zaten bilimde de mucizeye yer yoktur.

İlgili Haber:  Cemil Meriç'ten Unutulmaz Alıntılar..

Natüralistlerin bir diğer düşüncesi ise sosyal kalıtım ile ilgilidir; yani soya çekim ile. Soya çekimin çok önemli kalıtımsal özelliklerin diğer nesle geçerek, o kişinin hayatını etkilemesi olarak tanımlanıyor. Bu duruma en iyi örnek Aşk-ı Memnu yazarı Halid Ziya Uşaklıgil’den geliyor. Aşk-ı Memnu’nun başkahramanı Bihter, annesine benzememek için roman boyunca kendisi ile mücadele ediyor ve en sonunda annesinin yaptığı tüm hataların daha da kötüsünü yaparak soya çekime teslim oluyor.

Natüralist romanda kurgu

Natüralist kurgu romanlarında oluşturulan kahramanın iç özellikleri verilmez. Natüralistler, kahramanın iç özeliklerini de veren Realistleri sahte olmakla suçlarlar. Doğalcılık akımına bağlı olan romanlarda, yazar, kahramanının sadece gözlemlenebilen özelliklerini verir; eğer, yazar kahramanın iç dünyasını da verirse bu onun bilim insanı kimliğine ters düşer. Natüralist yazarlara göre de zaten eyleme dökülen davranışlar önemlidir. Psikolojik tahlil de yapmayan Natüralistlere göre insan beyni şeffaf değildir ve bu bakımdan psikolojik tahlil yapmak samimiyetsizliktir. Bütün bu özelliklere ek olarak Natüralist yazarlar bir bilim adamı olarak elbette tarafsız olacaklardır.  Ayrıca Natüralistler, romanlarında çok derine inmezler, çok uç noktaları ele almazlar.

Mizahın aynası çarpıktır

Mizah olan yerde Natüralizm yoktur. Natüralistlere göre gerçeğin aynası değildir mizah. Aslında bakarsanız gerçekten de mizah, gerçeği çarpıtarak güldürme amacındadır. Bir bilim insanı edasıyla roman yazan Doğalcılar için de elbette mizah, kullanılmaması gerekenler arasında yerini almıştır.

Sonuç olarak Natüralizm, Realist akımın özünde onun bir üst aşaması kıvamından uzun yıllar boyunca ilerlemiştir. Ülkemize kadar etki eden bu akım, bugünlerde tamamen kullanımdan kalkmıştır. Şunu da söylemeden geçmeyelim: Natüralizm sadece edebiyat alanında değil, resim alanında da hakim bir anlayıştır. Resim alanında, görüleni olduğu gibi aktarma yani taklit üzerine konuşlandırılmış bir akımdır.

İlgili Haber:  2020 En Güzel En Etkili Doğum Günü Mesajları