Dolar 17,9333
Euro 18,3771
Altın 1.033,49
BİST 2.785,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Az Bulutlu
İstanbul
28°C
Az Bulutlu
Per 30°C
Cum 29°C
Cts 29°C
Paz 28°C

Adana escort Ankara escort Bursa escort Antalya escort İzmir escort Mersin escort Samsun escort Gaziantep escort Eskişehir escort Bodrum escort Denizli escort Kayseri escort Konya escort Kuşadası escort Alanya escort İzmit escort Kocaeli escort Malatya escort Diyarbakır escort escort Beylikdüzü escort Ataköy escort Bakırköy escort Avcılar escort Şirinevler escort Bahçeşehir escort Merter escort Mahmutbey escort Kayaşehir escort Büyükçekmece escort Küçükçekmece escort Başakşehir escort Halkalı escort Esenyurt escort Sarıyer escort Bahçelievler escort Yenibosna escort dubai escort girl krypton escort seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle porno izle paply.org

Fil Vakası Ne Zaman Olmuştur? Fil Vakasında Yaşananlar..

Fil Vakası Hikayesi, Fil olayı nedir? Fil Vakası Ne Zaman Olmuştur? Fil Vakası nasıl olmuştur? Ebrehe Kimdir? Ebrehe Nasıl Ölmüştür? Ebabil kuşları, Ebabil kuşları nasıl?

Fil Vakası Ne Zaman Olmuştur? Fil Vakasında Yaşananlar..
A+
A-
Aralık 2, 2020 2:00 pm
277

Fil Vakası ya da Fil Olayı (Vakayı Fil) İslam inancına göre Hz. Muhammed’in (s.a.v.) doğumundan 52 gün önce Kabe’yi yıkmak amacıyla Mekke üzerine filleriyle birlikte yürüyen Ebrehe ve ordusunun Allah tarafından gönderilen Ebabil kuşları vasıtasıyla bozguna uğratılmasını anlatan hadisedir.

Fil Suresi Türkçe Okunuşu Arapçası Anlam ve Fazileti

Allâh Teâlâ’nın emriyle yapılan Kâbe, dâimâ ilâhî muhâfaza altındadır. Târihte “Fil Vakası” olarak bilinen hâdise, bunu ortaya koyan ibretli misâllerden biridir.

EBREHE’NİN KABEYİ YIKMA TEŞEBBÜSÜ

Yemen vâlisi Ebrehe, Roma imparatorunun da yardımıyla San’a’da yaptırdığı kili­seye arzu ettiği ölçüde rağbet edilmediğini görünce, son derece sinirlendi. Ardından Arapların eskiden beri kudsiyetini kabûl edip ziyâret edegeldikleri Kâbe’yi yıkmaya karar verdi. İçinde, günümüzün tankları mesâbesinde olan fillerin de bulunduğu büyük bir ordu hazırlayarak Mekke’ye yürüdü. Böylelikle, -gûyâ- insanların yönlerini, kendi yaptırdığı kiliseye çevire­cekti.

Ebrehe’nin gözü o kadar dönmüştü ki, gasbedilen develerini geri istemeye gelen Abdülmuttalib’e şaşarak:

“–Ben Kâbe’yi yıkmaya geldim. Sen ise develerini düşünüyorsun!” demiş ve Abdülmuttalib’in Kâbe için:

“–Onun sâhibi var! O, onu korur!” ifâdelerine mukâbil kibirle:

“–Bana karşı onu koruyacak yoktur!” hezeyânında bulunmuştu. Mekke’ye yaklaşan ordusuna Kâbe’ye hücum emri verdi. Fakat Mina ile Müzdelife arasındaki Vâdi-i Muhassirʼe gelince filler yürümez oldu. Gökyüzü ebâbîl kuşlarıyla doldu. Onlar, ayaklarında getirdikleri pişkin tuğladan yapılmış taşları Ebrehe ordusunun üzerine dolu taneleri gibi boşaltmaya başladılar. Bu taşlar, kime isâbet ediyorsa, onu helâk ediyordu. Mekke’nin önü bir anda insan ve fil mezarlığına döndü. Sıkletsiz küçücük kuşlar, tonlar ağırlığındaki filleri ezip yere serdiler. Bu dehşet dolu ilâhî mûcizenin tahakkuk ettiği yıla “Fil Senesi” denildi.

Çünkü Kâbe, Cenâb-ı Hakk’ın, emr-i ilâhîsi ile inşâ ettirdiği “Hâne-i Birr”i idi. Orası, Allâh’a kulluk mekânı olarak kudsî ve mübârek kılınmıştı. Bunun için ilâhî muhâfaza altına alın­mıştı.

 

Ebrehe’nin ibâdethâneye karşı yaptığı bu saygısızlığa verilen cezâ ise, kıyâmete kadar aynı şe­kilde yapılacak diğer hareketler için de bir tehdit mâhiyeti taşımaktadır.

 

Bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

 

“Allâh’ın mescidlerinde O’nun isminin zikredilmesine mânî olan ve oraların harâb olma­sı için çalışandan daha zâlim kim olabilir? İşte onların oralara ancak korkarak girmeleri gere­kir. (Başka türlü girmeye hakları yoktur.) Onlar için dünyâda bir rezillik, yine onlar için âhirette de pek büyük bir azap vardır.” (el-Bakara, 114)

 

EBREHE’NİN ACI SONU

Zulmünü iyice şiddetlendiren Ebrehe, netîcede kendisinde nihâyetsiz bir kuvvet ve azamet olduğu vehmine kapılmıştı. Buna mukâbil Allâh Teâlâ onu, çöllerdeki arslan, kaplan veya zehirli yılan gibi dehşet verici güçlü mahlûklarla değil, çok güçsüz ve zayıf varlıklar olan ebâbîl kuşlarının attığı nohuttan küçük taşlarla helâk etti. Nitekim Allâh Teâlâ, Firavun, Nemrut ve Câlût gibi mütekebbirleri hep onlardan küçük ve güçsüz görünen varlıklarla helâk ederek, onların hakîkatte ne kadar âciz varlıklar olduklarını ve kibirlerinin mânâsızlığını ortaya koymuştur.

 

Ebrehe de büyük bir azamet ve kibirle çıktığı Yemen’e, lîme lîme olmuş bir bedenle, çok zelil ve perişan bir vaziyette, sürünerek dönebildi. Onun bu hâli, kibirlilerin daha dünyâdayken bile rezil olduklarına dâir çok açık bir ibret tablosudur.

 

FİL SENESİ

“Fil Senesi” Kureyşliler arasında bir nevî târih başlangıcı olarak kullanıldı. Şu rivâyet, bunun güzel bir misâlidir:

 

Kubaş bin Üşeym:

 

“–Ben ve Resulullah, Fil Senesi’nde doğduk.” demişti.

 

Hz. Osman, ona:

 

“–Sen mi daha büyüksün, yoksa Resulullah mı daha büyük?” diye sordu.

 

Mübârek sahâbî, şu edeb ve incelik dolu karşılığı verdi:

 

“–Resulullah, benden çok çok büyük­tür. Doğumda ise ben ondan daha eskiyim![1] Ben, fillerin tersini yeşil ve değişmiş olarak gördüm.” (Tirmizî, Menâkıb, 2)

 

Dipnot:

 

[1] Ashâb-ı Kirâm, bu rivâyette olduğu gibi, dâimâ Resûlullâh’ın en üstün ve en yüce makamda olduğunun şuurunda idiler. Dolayısıyla bu hususta büyük bir hassâsiyet gösterirlerdi. O’nun tenine dokunabilenler, bundan büyük bir iftihar duyar:

 

“İşte şu iki elimle Resûlullâh’a bey’at ettim” diyerek ellerini gösterirlerdi. (İbn-i Sa’d, IV, 306; Heysemî, VIII, 42)

Mcafee