Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası

Dolar 18,8053
Euro 20,4336
Altın 1.164,91
BİST 5.191,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 6°C
Çok Bulutlu
İstanbul
6°C
Çok Bulutlu
Paz 6°C
Pts 6°C
Sal 7°C
Çar 10°C

Adana escort Ankara escort Bursa escort Antalya escort İzmir escort Mersin escort Samsun escort Gaziantep escort Eskişehir escort Bodrum escort Denizli escort Kayseri escort Konya escort Kuşadası escort Alanya escort İzmit escort Kocaeli escort Malatya escort Diyarbakır escort escort Beylikdüzü escort Ataköy escort Bakırköy escort Avcılar escort Şirinevler escort Bahçeşehir escort Merter escort Mahmutbey escort Kayaşehir escort Büyükçekmece escort Küçükçekmece escort Başakşehir escort Halkalı escort Esenyurt escort Sarıyer escort Bahçelievler escort Yenibosna escort dubai escort girl krypton escort seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle porno izle paply.org

Hz. Şuayp Kimdir? Hz. Şuayp Peygamberin Hayatı..

Eylül 18, 2020 9:26 pm | Son Güncellenme: Eylül 19, 2020 8:53 am
424
Hz. Şuayp Kimdir? Hz. Şuayp Peygamberin Hayatı..

Hz. Şuayp (a.s.) Kimdir?

Peygamberler Tarihi

Hz. Şuayp (a.s.) kimdir? Hz. Şuayp (a.s.) nerede doğdu ve yaşadı? Şuayp Aleyhisselam kimin neslindendir? Şuayp Aleyhisselam’ın adı Kuran’da geçiyor mu? Şuayp Aleyhisselam’a neden “Hatîbü’l-Enbiyâ” denmiştir? Şuayp Aleyhisselam’ın dini neydi? Şuayp Aleyhisselam hangi kavme gönderildi? Medyenliler kimdir? Eykeliler kimdir? Medyen ve Eyke halkı nasıl helak oldu? Şuayp Aleyhisselam’ın kabri nerede? Gönülleri vecde getiren hitâbeti sebebiyle kendisine Hatîbü’l-Enbiyâ denilen Hz. Şuayp’ın (a.s.) hayatı ve kıssası.

Hz. Adem Kimdir? Hayatı

Peygamber neslinden Hz. Şuayp’ın (a.s.) kısaca hayatı.

 

HZ. ŞUAYP’IN (A.S.) KISACA HAYATI – Şuayp Peygamber Kimdir?

Şuayp Aleyhisselam’ın adı Kur’an-ı Kerim’de 11 defa geçer.

 

Allah tarafından kendisine müthiş bir konuşma yeteneği verilmiştir. “Hatîbü’l-Enbiyâ” (peygamberlerin hatibi) olarak bilinir.

Hz. İdris Kimdir? Hz. İdris Peygamberin Hayatı..

 

İbrâhîm veya Sâlih Aleyhisselam’ın neslindendir. Anne tarafından Hz. Lût’un kızına ulaştığı ve Eyyûb Aleyhisselam ile teyzeoğulları oldukları da rivâyet edilir. Aynı zamanda Musa Aleyhisselam’ın kayınpederidir.

Hz. Salih Peygamber Kimdir? Hz. Salih’in kapsamlı hayatı..

Putlara ve heykellere tapan, alışverişte hilekâr davranan, tevhîd ve hidayetten uzaklaşmış Meyden ve Eyke halkına iman etmeleri için Peygamber olarak gönderildi.

 

Hz. Şuayp, İbrâhîm Aleyhisselam’a indirilen Hanîf dîninin hükümlerine göre amel etti.

 

Şuayp -aleyhisselâm- çok namaz kılar, kul hakkına ziyâdesiyle dikkat ederdi. Bilhassa ölçü ve tartı âletlerinde hak geçmemesi için elinden geleni yapar, hakkı tevzî ve telkîn etmekte büyük titizlik gösterirdi.

Hz. Hud Kimdir? Hz. Hud Peygamberin Hayatı..

Şuayp Aleyhisselam’ın kavmi Medyenliler, Semûd kavmi gibi nasîhat dinlemedikleri için korkunç bir ses ve gürültü ile helâk oldular. Eykeliler ise üzerine ateş ve kıvılcımlar yağarak helak oldular.

 

Bir rivayete göre Şuayp Aleyhisselam, âsî kavimlerin helâkinden sonra Medyen’e yerleşmiş diğer bir rivayete göre Hz. Şuayp Medyen ve Eyke kavimlerinin helâk edilmesinin ardından âhir ömrünü geçirmek üzere kendisine îmân edenlerle birlikte Mekke’ye gitti, orada vefât etti ve Kâbe-i Muazzama’da Altınoluk’un altına, yâni Hatîm’e defnedildi.

 

“Hatîbü’l-Enbiyâ” (peygamberlerin hatibi) olarak bilinen Hz. Şuayp’ın (a.s.) ayrıntılı hayatı.

 

HZ. ŞUAYP’IN (A.S.) HAYATI – Şuayp Aleyhisselam Kimdir?

İbrâhîm -aleyhisselâm- veya Sâlih -aleyhisselâm-’ın neslindendir. Anne tarafından Hazret-i Lût’un kızına ulaştığı ve Eyüp -aleyhisselâm- ile teyzeoğulları oldukları da rivâyet edilir. Aynı zamanda Mûsâ -aleyhisselâm-’ın kayınpederidir.

 

Şuayp Aleyhisselam Hangi Kavme Gönderildi?

Dağlık ve ormanlık iki komşu ülke olan Medyen ve Eyke halkına gönderilmiştir. (Hâkim, Müstedrek, II, 621/4075)

 

Şuayp Aleyhisselam Nerede Doğdu?

Medyen’de doğup büyüyen Şuayp -aleyhisselâm-, o kavmin asîl bir âilesine mensuptu. Gençliği Medyen kavminin arasında geçti. Bu bölge halkı sapıtıp azıtmıştı. Şuayp -aleyhisselâm- ise, onların kötülüklerinden uzak, temiz ve nezih bir hayat yaşardı. Bu nezih hayâtı ve nasîhatleri ile insanlara numûne olurdu.

 

MEDYENLİLER KİMDİR?

Medyen, Akabe körfezinden Humus vâdîsine kadar uzanan bölgedir. Medyen adını, burada yaşayan bir kabîleden almıştır.

 

Medyenliler, sapıklık ve isyan yollarına düşmüşler, Allâh’a ibâdet ve itâati terk etmişlerdi. Putlara ve heykellere tapıyorlardı. Medyen’in kervan yolları üzerinde bulunması sebebiyle halk, ticâretle meşguldü. Ancak hîle yaygınlaşmış, bir sanat ve mârifet hâline gelmişti. Halk, kendileri için bir alışverişte bulunduğunda tartıyı fazla tutarlar, aldıklarını az gösterirler; başkalarına bir şey satarken ise, fazla ücret alıp eksik mal verir, hîle ile azı çok olarak gösterirlerdi. Hattâ alış için ayrı, satış için ayrı terâzi kullanırlardı.

 

Yine bu azgın kavim, insanların yollarını keser, onların mallarından bir kısmına el koyarlardı. Özellikle yabancı ve gariplerin mallarını çeşitli entrikalarla ellerinden alırlardı. Beşerî münâsebetleri, tamamen hîle, eziyet ve zulüm üzerineydi. Hak Teâlâ’nın verdiği bol nîmetlerin kıymetini bilip şükürlerini edâ etmezler, Allâh’a isyan etmek ve putlara tapmak sûretiyle son derece nankörlük ederlerdi. Kısaca Medyenlilerin inancı putçuluk; alışveriş esasları hîlekârlık ve en gözde meslekleri de vurgunculuktu.

 

Bütün ulvî esasların yıkıldığı Medyen’de tam anlamıyla îtikâdî, siyâsî, iktisâdî ve ahlâkî bir çöküntü vardı.

 

Medyenliler, böyle sefîh bir hayat içinde gâfilâne yaşarken Allâh Teâlâ onlara Şuayp -aleyhisselâm-’ı gönderdi. Hazret-i Şuayp, kendilerine güzel nasîhatlerde bulundu. Allâh’ın emir ve nehiylerini anlattı. Cenâb-ı Hakk’a şirk koşmamalarını ve yalnız O’na ibâdet etmelerini; alışverişte, ölçü ve tartıda haksızlık yapmamalarını; âhiret gününe îmân etmelerini ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmamalarını söyledi. Yüce Allâh’ın azâbının çetin, nîmetinin sayısız olduğunu bildirdi.

 

Medyen Kavmi İle İlgili Ayetler

Âyet-i kerîmelerde buyrulur:

 

“Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Dedi ki:

 

«Ey kavmim! Allâh’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zîrâ ben sizi hayır (refâh ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azâbından korkuyorum.»” (Hûd, 84)

 

“…Dedi ki:

 

«Ey kavmim! Allâh’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir mûcize gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın! İnsanların eşyâlarını eksik vermeyin! Islâhından sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! Eğer inananlar iseniz, bunlar sizin için daha hayırlıdır.»” (el-A’râf, 85)

 

“…Ey kavmim! Allâh’a kulluk edin ve âhiret gününü bekleyin!..” (el-Ankebût, 36)

 

Hazret-i Şuayp -aleyhisselâm- bu şekilde Medyen halkına hakîkatleri tebliğ ediyordu. Onları kıyâmet gününü ve ilâhî hesâbı tasdîk etmeye dâvet ediyor ve orada fayda verecek ameller işlemeye teşvik ediyordu.

 

Hazret-i Şuayp -aleyhisselâm-, bilhassa alışveriş ve ölçüp tartmada yapılan hîleler husûsunda halkını dâimâ îkâz etmekteydi. Ayrıca eğer bu davranışlarından vazgeçip tevbe etmezlerse, kendilerine verilen bütün nîmetlerin geri alınacağına dâir ihtarda bulunuyordu. Allâh Teâlâ, bu kavme pekçok mal ve nîmet ihsân etmişti. Onlar ise tevbe edip şükredecekleri yerde hîle yapıp haddi aşmaya devâm ediyorlardı.

 

Şuayp -aleyhisselâm- nasîhatlerine devamla şöyle dedi:

 

“Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adâletle yapın; insanlara malları husûsunda haksızlık etmeyin; yeryüzünde fesatçılık çıkararak fenâlık yapmayın!” (Hûd, 85)

 

Bundan sonra Şuayp -aleyhisselâm-, ticâretin esaslarını belirledi. Bu, ölçü ve tartıyı tam tutmak ve normal kâra râzı olmaktı. Normal kârda, iş ve ticâret emniyeti, Allâh katında da kul hakkına riâyetin yüz aklığı vardı. Şuayp -aleyhisselâm-, öğütlerine devâm etti:

 

“Eğer mü’min iseniz, Allâh’ın (helâlinden) bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. Bununla birlikte ben üzerinize bir bekçi de değilim.” (Hûd, 86)

 

“Yâni yaptığınız kötü işlerden dolayı size cezâ veremem ve sâhip bulunduğunuz nîmetlerin, nankörlüğünüz sebebiyle elinizden çıkmasına da mânî olamam! Ben ancak bana bildirileni tebliğ ederim!”

 

Şuayp Peygamber’in Daveti

Yukarıdaki âyet-i kerîmelerde Şuayp -aleyhisselâm-, kavmini şu beş husûsa dâvet etmekteydi:

 

1. Tevhîd ve yalnızca Allâh’a ibâdet.

 

2. Kendisinin peygamberliğini tasdîk.

 

3. Terâziyi tam tutmak, doğru ölçmek; hîle yapmamak.

 

4. İnsanların bütün haklarına riâyet. Gasb, hırsızlık, rüşvet, yol kesme vb. açık ve gizli bütün kötü fiilleri terk etmek.

 

5. Din ve dünyâ işlerinde fesat çıkarmamak.

 

Şuayp -aleyhisselâm-’ın dâvet ettiği bu beş esas, hulâsa olarak «Hâlık’a tâzîm, mahlûkâta şefkat ve merhamet» şeklinde de ifâde edilebilir. Zîrâ bu ölçü, tevhîd ve peygamberleri tasdîk ile bütün kul hakları ve yeryüzünde fesat çıkarmamak gibi hususları da içine almaktadır.

 

Şuayp -aleyhisselâm-’ın dâveti hayli etkili oldu. Çevrede büyük tesir uyandırdı. İnsanlar gruplar hâlinde ziyâretine geliyor, kendisine îmân ediyor ve bildirdiklerini yerine getiriyorlardı. Allâh’a ibâdet ederek, ticârette doğruluktan ayrılmıyorlardı. Ancak inanmayanlar da çoktu.

 

İnanmayanlar, bu hâle öfkeleniyor, normal kârı az görüyorlardı. Birbirlerini: «Normal kârla kimse zengin olamaz!» diyerek haksızlığa ve bâtıla teşvîk ediyorlardı.

 

Azgın kavim, peygamberlerine:

 

“Dediler ki:

 

«Ey Şuayp! Babalarımızın taptıkları (putları), yâhut mallarımız husûsunda dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!»” (Hûd, 87)

 

Burada “namaz”dan maksad, dindir. Çünkü namaz, dînin en şümûllü ve en büyük ibâdeti olarak âdeta dîni temsîl eder. Bu bakımdan namaz son derece mühim bir ibâdettir.

 

Şuayp Peygamber’in Tebliğ Üslubu

“(Şuayp) dedi ki:

 

«Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delîlim varsa ve O, bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sâdece gücümün yettiği kadar ıslâh etmek istiyorum. Fakat muvaffakıyyetim ancak Allâh’ın yardımı iledir. Yalnız O’na dayandım ve yalnız O’na yönelirim.»” (Hûd, 88)

 

Şuayb -aleyhisselâm-, bu âyet-i kerîmedeki:

 

“Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum.” ifâdesiyle: “Size ancak yaptığım şeyleri emrediyorum. Eğer sizi bir şeyden men ediyorsam, onu ilk terk eden kişi ben olurum.” demiş olmaktadır.

 

Tebliğde bu hassâsiyete sâhip olmak, Cenâb-ı Hakk’ın medhettiği mühim bir haslettir. Aksi şekilde davranmak ise şiddetle yasaklanmış ve zemmedilmiştir. Nitekim son zamanlarında İsrâîloğulları ulemâsı bu kötü huya yakalanmışlardı. Bu sebeple Allâh Teâlâ onlara hitâben:

 

“Kitâbı (Tevrât’ı) okuduğunuz hâlde, kendinizi unutup insanlara iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınız işin kötülüğünü) düşünmüyor musunuz?” (el-Bakara, 44) buyurmuştur.

 

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de, bu hususta şöyle buyurmaktadır:

 

“Kıyâmet günü bir adam getirilir ve cehenneme atılır. (Ateşin harâretiyle) karın bölgesinde bulunan bütün muhteviyât (bağırsaklar, böbrekler vs.) dışarı çıkar. Bu adam eşeğin değirmen etrafında döndüğü gibi dönmeye başlar. Cehennem ehli toplanarak:

 

«–Ey falan, sana ne oluyor? Sen bize iyilikleri emredip kötülüklerden sakındırmaz mıydın?» derler.

 

Adam şöyle cevap verir:

 

«–Evet, ben size iyiliği emrederdim, fakat kendim yapmazdım. Sizi kötülüklerden sakındırırdım, ancak onları kendim yapardım.»” (Müslim, Zühd, 51/2989)

 

Şuayp -aleyhisselâm- bu ölçüler ışığında bıkmadan usanmadan tebliğine devâm ediyordu. Fakat azgın kavim, Şuayp -aleyhisselâm-’ın bu tavsiye ve nasîhatlerini dinlemediler. Gittikçe azgınlıklarını daha da artırdılar. Hazret-i Şuayp’a, güçlü bir kabîleye mensûb olduğu için herhangi bir kötülük yapamasalar da, O’na îmân edenleri tehdîd etmekten geri kalmıyorlardı. Hazret-i Şuayp bu hususta da onları îkâz etti:

 

“Tehdîd ederek, inananları Allâh yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın! Düşünün ki siz sayıca az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!” (el-A’râf, 86)

 

ŞUAYP ALEYHİSSELAM’IN DİNİ NEYDİ?

Şuayp -aleyhisselâm-, bütün sıkıntılara rağmen, kavmini hidâyete dâvet etmekteydi. İbrâhîm -aleyhisselâm-’a indirilen Hanîf dîninin hükümlerine göre amel ediyordu. Peygamberliği Şam’a kadar yayılmıştı. Allâh aşkı ile yanan gönüller, O’nu görmek için Medyen’e doğru sefer ediyorlardı. Medyen ahâlîsi de yollarda durup, Şuayp -aleyhisselâm-’ın ziyâretiyle şereflenmek isteyen mü’minlere mânî olmaya çalışıyorlardı. Bu ise şeytana tâbî olmanın açık bir tezâhürüydü. Çünkü şeytan, dergâh-ı ilâhîden kovulunca Cenâb-ı Hakk’a:

 

“«And olsun ki ben, onları (kullarını) saptırmak için Sen’in doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve Sen, onların pek çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın!» dedi.” (el-A’râf, 16-17)

 

Medyen Ve Eyke Halkının Helak Sebebi

Nitekim Hazret-i Şuayp -aleyhisselâm- kavmini;

 

1. Yollar üzerinde oturup insanları tehdîd ederek onlara eziyette bulunmaktan,

 

2. İnsanların Allâh’a îmân etmelerine mânî olmaktan,

 

3. Mü’minleri ve yeni îmân edecek olanları çeşitli şüphelere ve tereddütlere sevk edip dalâlet yoluna saptırmaktan men etmeye çalışıyordu.

 

Şuayp Aleyhisselam’ın Son İkazları

Hazret-i Şuayp -aleyhisselâm-, kavminin kötü davranışlarına ve isyanlarına üzülüyor, büyük bir sabırla onları cehâlet uykusundan uyandırmak istiyordu. Onları son olarak şöyle îkâz etti:

 

“Ey kavmim! Sakın bana karşı düşmanlığınız, Nûh kavminin veya Hûd kavminin, yâhut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi size de bir musîbet getirmesin! Lût kavmi sizden uzak da değildir.” (Hûd, 89)

 

Yâni onlar da sizin zamanınıza yakın bir zamanda helâk oldular. Dolayısıyla helâk olanların zamanca size en yakını onlardır. Küfürde, kötülüklerde ve helâki gerektiren şeylerde sizden uzak değillerdi. Bu sebeple helâk oldular. Onlardan ibret almalısınız!..

 

“Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin! Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, (mü’minleri) çok sever.” (Hûd, 90)

 

Kavmin ileri gelen müşrikleri, Hazret-i Şuayp’ın bu tekliflerine râzı olmadılar:

 

“Dediler ki:

 

«–Ey Şuayp! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde Sen’i cidden zayıf görüyoruz! Eğer kabîlen olmasa, Sen’i mutlakâ taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin!»

 

(Şuayb):

 

«–Ey kavmim! Size göre benim kabîlem Allâh’tan daha mı güçlü ve değerli ki, onu (Allâh’ın emirlerini) arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır.» dedi.” (Hûd, 91-92)

 

Şuayb -aleyhisselâm-, bu azgın kavmin îmân etmelerinden ümîdini kesince, kavmini Allâh’a havâle etti. Artık yapacak bir şey kalmamıştı. Ancak yine de belki ibret alırlar diye kendilerine ilâhî azâbı hatırlattı:

 

“Eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanır, bir grup da inanmazsa, Allâh aramızda hükmedinceye kadar bekleyin! O hâkimlerin en hayırlısıdır.»” (el-A’râf, 87)

 

Ancak Medyenliler, yine Şuayb -aleyhisselâm-’ı yalancılıkla suçladılar. Kendisini ve kendisine îmân etmek isteyenleri de, Medyen’den çıkaracaklarını söyleyerek tehdîd ettiler. Artık inananların, kendi içlerinde yaşamalarını tehlikeli bulmuşlardı:

 

“Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki:

 

«–Ey Şuayb! Ya Sen’i ve Sen’inle beraber inananları memleketimizden çıkarırız veya dînimize dönersiniz!»

 

(Şuayb):

 

«–İstemesek de mi?» dedi.” (el-A’râf, 88)

 

Ve şunları ekledi:

 

“Doğrusu, Allâh bizi ondan kurtardıktan sonra tekrar sizin dîninize dönersek, Allâh’a karşı iftirâ atmış oluruz. Dîninize geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir; meğer ki Allâh dilemiş olsun. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sâdece Allâh’a tevekkül ederiz. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adâletle hükmet! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” (el-A’râf, 89)

 

Bu âyette Şuayp -aleyhisselâm-, kavminin dînine geri dönme teklîfini reddetmekte, fakat bu işte Allâh’ın dilemesini istisnâ tutmaktadır. Onun bu tavrı, Allâh’ın irâdesine teslîm olmasının bir ifâdesidir. Çünkü peygamberler ve velîler, devamlı olarak Allâh’ın azâbından ve hâllerinin değişmesinden korkarlar.

 

Bu sebeple Şuayb -aleyhisselâm- diyor ki:

 

“–Allâh’ın dînini bırakıp da sizin dîninize dönmemiz, kabûl edilir şey değildir. Ancak Allâh, bizim helâkimizi dilemişse, bir şey diyeceğimiz yoktur. Çünkü bütün işlerimiz O’nun elindedir. O, dilediğini itâati sebebiyle bahtiyar kılar; dilediğini de günahlarından ötürü cezâlandırır.”

 

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de dâimâ şöyle duâ ederdi:

 

“Ey kalblere hükmeden Allâh’ım! Kalblerimizi Sana tâate âmâde kıl!” (Müslim, Kader, 17)

 

Her şeye rağmen âsî kavim bir türlü uslanmıyor, kendileri îmân etmedikleri gibi, Hazret-i Şuayb’a îmân eden mü’minleri de hazmedemiyorlardı. Onları kınıyor, sürekli olarak tehdîd ediyorlardı. İnanmak için gelenlerin de önlerini keserek Hazret-i Şuayb’ı kötülüyorlar, onları îmân etmekten vazgeçirmeye çalışıyorlardı.Hz. Şuayp (a.s.) Kimdir?

Tarih: 25 Aralık 2019 TARİHİMİZPeygamberler Tarihi

Hz. Şuayp (a.s.) kimdir? Hz. Şuayp (a.s.) nerede doğdu ve yaşadı? Şuayp Aleyhisselam kimin neslindendir? Şuayp Aleyhisselam’ın adı Kuran’da geçiyor mu? Şuayp Aleyhisselam’a neden “Hatîbü’l-Enbiyâ” denmiştir? Şuayp Aleyhisselam’ın dini neydi? Şuayp Aleyhisselam hangi kavme gönderildi? Medyenliler kimdir? Eykeliler kimdir? Medyen ve Eyke halkı nasıl helak oldu? Şuayp Aleyhisselam’ın kabri nerede? Gönülleri vecde getiren hitâbeti sebebiyle kendisine Hatîbü’l-Enbiyâ denilen Hz. Şuayp’ın (a.s.) hayatı ve kıssası.

Peygamber neslinden Hz. Şuayp’ın (a.s.) kısaca hayatı.

 

HZ. ŞUAYP’IN (A.S.) KISACA HAYATI – Şuayp Peygamber Kimdir?

Şuayp Aleyhisselam’ın adı Kur’an-ı Kerim’de 11 defa geçer.

 

Allah tarafından kendisine müthiş bir konuşma yeteneği verilmiştir. “Hatîbü’l-Enbiyâ” (peygamberlerin hatibi) olarak bilinir.

 

İbrâhîm veya Sâlih Aleyhisselam’ın neslindendir. Anne tarafından Hz. Lût’un kızına ulaştığı ve Eyyûb Aleyhisselam ile teyzeoğulları oldukları da rivâyet edilir. Aynı zamanda Musa Aleyhisselam’ın kayınpederidir.

 

Putlara ve heykellere tapan, alışverişte hilekâr davranan, tevhîd ve hidayetten uzaklaşmış Meyden ve Eyke halkına iman etmeleri için Peygamber olarak gönderildi.

 

Hz. Şuayp, İbrâhîm Aleyhisselam’a indirilen Hanîf dîninin hükümlerine göre amel etti.

 

Şuayp -aleyhisselâm- çok namaz kılar, kul hakkına ziyâdesiyle dikkat ederdi. Bilhassa ölçü ve tartı âletlerinde hak geçmemesi için elinden geleni yapar, hakkı tevzî ve telkîn etmekte büyük titizlik gösterirdi.

 

Şuayp Aleyhisselam’ın kavmi Medyenliler, Semûd kavmi gibi nasîhat dinlemedikleri için korkunç bir ses ve gürültü ile helâk oldular. Eykeliler ise üzerine ateş ve kıvılcımlar yağarak helak oldular.

 

Bir rivayete göre Şuayp Aleyhisselam, âsî kavimlerin helâkinden sonra Medyen’e yerleşmiş diğer bir rivayete göre Hz. Şuayp Medyen ve Eyke kavimlerinin helâk edilmesinin ardından âhir ömrünü geçirmek üzere kendisine îmân edenlerle birlikte Mekke’ye gitti, orada vefât etti ve Kâbe-i Muazzama’da Altınoluk’un altına, yâni Hatîm’e defnedildi.

 

“Hatîbü’l-Enbiyâ” (peygamberlerin hatibi) olarak bilinen Hz. Şuayp’ın (a.s.) ayrıntılı hayatı.

 

HZ. ŞUAYP’IN (A.S.) HAYATI – Şuayp Aleyhisselam Kimdir?

İbrâhîm -aleyhisselâm- veya Sâlih -aleyhisselâm-’ın neslindendir. Anne tarafından Hazret-i Lût’un kızına ulaştığı ve Eyüp -aleyhisselâm- ile teyzeoğulları oldukları da rivâyet edilir. Aynı zamanda Mûsâ -aleyhisselâm-’ın kayınpederidir.

 

Şuayp Aleyhisselam Hangi Kavme Gönderildi?

Dağlık ve ormanlık iki komşu ülke olan Medyen ve Eyke halkına gönderilmiştir. (Hâkim, Müstedrek, II, 621/4075)

 

Şuayp Aleyhisselam Nerede Doğdu?

Medyen’de doğup büyüyen Şuayp -aleyhisselâm-, o kavmin asîl bir âilesine mensuptu. Gençliği Medyen kavminin arasında geçti. Bu bölge halkı sapıtıp azıtmıştı. Şuayp -aleyhisselâm- ise, onların kötülüklerinden uzak, temiz ve nezih bir hayat yaşardı. Bu nezih hayâtı ve nasîhatleri ile insanlara numûne olurdu.

 

MEDYENLİLER KİMDİR?

Medyen, Akabe körfezinden Humus vâdîsine kadar uzanan bölgedir. Medyen adını, burada yaşayan bir kabîleden almıştır.

 

Medyenliler, sapıklık ve isyan yollarına düşmüşler, Allâh’a ibâdet ve itâati terk etmişlerdi. Putlara ve heykellere tapıyorlardı. Medyen’in kervan yolları üzerinde bulunması sebebiyle halk, ticâretle meşguldü. Ancak hîle yaygınlaşmış, bir sanat ve mârifet hâline gelmişti. Halk, kendileri için bir alışverişte bulunduğunda tartıyı fazla tutarlar, aldıklarını az gösterirler; başkalarına bir şey satarken ise, fazla ücret alıp eksik mal verir, hîle ile azı çok olarak gösterirlerdi. Hattâ alış için ayrı, satış için ayrı terâzi kullanırlardı.

 

Yine bu azgın kavim, insanların yollarını keser, onların mallarından bir kısmına el koyarlardı. Özellikle yabancı ve gariplerin mallarını çeşitli entrikalarla ellerinden alırlardı. Beşerî münâsebetleri, tamamen hîle, eziyet ve zulüm üzerineydi. Hak Teâlâ’nın verdiği bol nîmetlerin kıymetini bilip şükürlerini edâ etmezler, Allâh’a isyan etmek ve putlara tapmak sûretiyle son derece nankörlük ederlerdi. Kısaca Medyenlilerin inancı putçuluk; alışveriş esasları hîlekârlık ve en gözde meslekleri de vurgunculuktu.

 

Bütün ulvî esasların yıkıldığı Medyen’de tam anlamıyla îtikâdî, siyâsî, iktisâdî ve ahlâkî bir çöküntü vardı.

 

Medyenliler, böyle sefîh bir hayat içinde gâfilâne yaşarken Allâh Teâlâ onlara Şuayp -aleyhisselâm-’ı gönderdi. Hazret-i Şuayp, kendilerine güzel nasîhatlerde bulundu. Allâh’ın emir ve nehiylerini anlattı. Cenâb-ı Hakk’a şirk koşmamalarını ve yalnız O’na ibâdet etmelerini; alışverişte, ölçü ve tartıda haksızlık yapmamalarını; âhiret gününe îmân etmelerini ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmamalarını söyledi. Yüce Allâh’ın azâbının çetin, nîmetinin sayısız olduğunu bildirdi.

 

Medyen Kavmi İle İlgili Ayetler

Âyet-i kerîmelerde buyrulur:

 

“Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Dedi ki:

 

«Ey kavmim! Allâh’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zîrâ ben sizi hayır (refâh ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azâbından korkuyorum.»” (Hûd, 84)

 

“…Dedi ki:

 

«Ey kavmim! Allâh’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir mûcize gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın! İnsanların eşyâlarını eksik vermeyin! Islâhından sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! Eğer inananlar iseniz, bunlar sizin için daha hayırlıdır.»” (el-A’râf, 85)

 

“…Ey kavmim! Allâh’a kulluk edin ve âhiret gününü bekleyin!..” (el-Ankebût, 36)

 

Hazret-i Şuayp -aleyhisselâm- bu şekilde Medyen halkına hakîkatleri tebliğ ediyordu. Onları kıyâmet gününü ve ilâhî hesâbı tasdîk etmeye dâvet ediyor ve orada fayda verecek ameller işlemeye teşvik ediyordu.

 

Hazret-i Şuayp -aleyhisselâm-, bilhassa alışveriş ve ölçüp tartmada yapılan hîleler husûsunda halkını dâimâ îkâz etmekteydi. Ayrıca eğer bu davranışlarından vazgeçip tevbe etmezlerse, kendilerine verilen bütün nîmetlerin geri alınacağına dâir ihtarda bulunuyordu. Allâh Teâlâ, bu kavme pekçok mal ve nîmet ihsân etmişti. Onlar ise tevbe edip şükredecekleri yerde hîle yapıp haddi aşmaya devâm ediyorlardı.

 

Şuayp -aleyhisselâm- nasîhatlerine devamla şöyle dedi:

 

“Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adâletle yapın; insanlara malları husûsunda haksızlık etmeyin; yeryüzünde fesatçılık çıkararak fenâlık yapmayın!” (Hûd, 85)

 

Bundan sonra Şuayp -aleyhisselâm-, ticâretin esaslarını belirledi. Bu, ölçü ve tartıyı tam tutmak ve normal kâra râzı olmaktı. Normal kârda, iş ve ticâret emniyeti, Allâh katında da kul hakkına riâyetin yüz aklığı vardı. Şuayp -aleyhisselâm-, öğütlerine devâm etti:

 

“Eğer mü’min iseniz, Allâh’ın (helâlinden) bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. Bununla birlikte ben üzerinize bir bekçi de değilim.” (Hûd, 86)

 

“Yâni yaptığınız kötü işlerden dolayı size cezâ veremem ve sâhip bulunduğunuz nîmetlerin, nankörlüğünüz sebebiyle elinizden çıkmasına da mânî olamam! Ben ancak bana bildirileni tebliğ ederim!”

 

Şuayp Peygamber’in Daveti

Yukarıdaki âyet-i kerîmelerde Şuayp -aleyhisselâm-, kavmini şu beş husûsa dâvet etmekteydi:

 

1. Tevhîd ve yalnızca Allâh’a ibâdet.

 

2. Kendisinin peygamberliğini tasdîk.

 

3. Terâziyi tam tutmak, doğru ölçmek; hîle yapmamak.

 

4. İnsanların bütün haklarına riâyet. Gasb, hırsızlık, rüşvet, yol kesme vb. açık ve gizli bütün kötü fiilleri terk etmek.

 

5. Din ve dünyâ işlerinde fesat çıkarmamak.

 

Şuayp -aleyhisselâm-’ın dâvet ettiği bu beş esas, hulâsa olarak «Hâlık’a tâzîm, mahlûkâta şefkat ve merhamet» şeklinde de ifâde edilebilir. Zîrâ bu ölçü, tevhîd ve peygamberleri tasdîk ile bütün kul hakları ve yeryüzünde fesat çıkarmamak gibi hususları da içine almaktadır.

 

Şuayp -aleyhisselâm-’ın dâveti hayli etkili oldu. Çevrede büyük tesir uyandırdı. İnsanlar gruplar hâlinde ziyâretine geliyor, kendisine îmân ediyor ve bildirdiklerini yerine getiriyorlardı. Allâh’a ibâdet ederek, ticârette doğruluktan ayrılmıyorlardı. Ancak inanmayanlar da çoktu.

 

İnanmayanlar, bu hâle öfkeleniyor, normal kârı az görüyorlardı. Birbirlerini: «Normal kârla kimse zengin olamaz!» diyerek haksızlığa ve bâtıla teşvîk ediyorlardı.

 

Azgın kavim, peygamberlerine:

 

“Dediler ki:

 

«Ey Şuayp! Babalarımızın taptıkları (putları), yâhut mallarımız husûsunda dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!»” (Hûd, 87)

 

Burada “namaz”dan maksad, dindir. Çünkü namaz, dînin en şümûllü ve en büyük ibâdeti olarak âdeta dîni temsîl eder. Bu bakımdan namaz son derece mühim bir ibâdettir.

 

Şuayp Peygamber’in Tebliğ Üslubu

“(Şuayp) dedi ki:

 

«Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delîlim varsa ve O, bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sâdece gücümün yettiği kadar ıslâh etmek istiyorum. Fakat muvaffakıyyetim ancak Allâh’ın yardımı iledir. Yalnız O’na dayandım ve yalnız O’na yönelirim.»” (Hûd, 88)

 

Şuayb -aleyhisselâm-, bu âyet-i kerîmedeki:

 

“Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum.” ifâdesiyle: “Size ancak yaptığım şeyleri emrediyorum. Eğer sizi bir şeyden men ediyorsam, onu ilk terk eden kişi ben olurum.” demiş olmaktadır.

 

Tebliğde bu hassâsiyete sâhip olmak, Cenâb-ı Hakk’ın medhettiği mühim bir haslettir. Aksi şekilde davranmak ise şiddetle yasaklanmış ve zemmedilmiştir. Nitekim son zamanlarında İsrâîloğulları ulemâsı bu kötü huya yakalanmışlardı. Bu sebeple Allâh Teâlâ onlara hitâben:

 

“Kitâbı (Tevrât’ı) okuduğunuz hâlde, kendinizi unutup insanlara iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınız işin kötülüğünü) düşünmüyor musunuz?” (el-Bakara, 44) buyurmuştur.

 

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de, bu hususta şöyle buyurmaktadır:

 

“Kıyâmet günü bir adam getirilir ve cehenneme atılır. (Ateşin harâretiyle) karın bölgesinde bulunan bütün muhteviyât (bağırsaklar, böbrekler vs.) dışarı çıkar. Bu adam eşeğin değirmen etrafında döndüğü gibi dönmeye başlar. Cehennem ehli toplanarak:

 

«–Ey falan, sana ne oluyor? Sen bize iyilikleri emredip kötülüklerden sakındırmaz mıydın?» derler.

 

Adam şöyle cevap verir:

 

«–Evet, ben size iyiliği emrederdim, fakat kendim yapmazdım. Sizi kötülüklerden sakındırırdım, ancak onları kendim yapardım.»” (Müslim, Zühd, 51/2989)

 

Şuayp -aleyhisselâm- bu ölçüler ışığında bıkmadan usanmadan tebliğine devâm ediyordu. Fakat azgın kavim, Şuayp -aleyhisselâm-’ın bu tavsiye ve nasîhatlerini dinlemediler. Gittikçe azgınlıklarını daha da artırdılar. Hazret-i Şuayp’a, güçlü bir kabîleye mensûb olduğu için herhangi bir kötülük yapamasalar da, O’na îmân edenleri tehdîd etmekten geri kalmıyorlardı. Hazret-i Şuayp bu hususta da onları îkâz etti:

 

“Tehdîd ederek, inananları Allâh yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın! Düşünün ki siz sayıca az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!” (el-A’râf, 86)

 

ŞUAYP ALEYHİSSELAM’IN DİNİ NEYDİ?

Şuayp -aleyhisselâm-, bütün sıkıntılara rağmen, kavmini hidâyete dâvet etmekteydi. İbrâhîm -aleyhisselâm-’a indirilen Hanîf dîninin hükümlerine göre amel ediyordu. Peygamberliği Şam’a kadar yayılmıştı. Allâh aşkı ile yanan gönüller, O’nu görmek için Medyen’e doğru sefer ediyorlardı. Medyen ahâlîsi de yollarda durup, Şuayp -aleyhisselâm-’ın ziyâretiyle şereflenmek isteyen mü’minlere mânî olmaya çalışıyorlardı. Bu ise şeytana tâbî olmanın açık bir tezâhürüydü. Çünkü şeytan, dergâh-ı ilâhîden kovulunca Cenâb-ı Hakk’a:

 

“«And olsun ki ben, onları (kullarını) saptırmak için Sen’in doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve Sen, onların pek çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın!» dedi.” (el-A’râf, 16-17)

 

Medyen Ve Eyke Halkının Helak Sebebi

Nitekim Hazret-i Şuayp -aleyhisselâm- kavmini;

 

1. Yollar üzerinde oturup insanları tehdîd ederek onlara eziyette bulunmaktan,

 

2. İnsanların Allâh’a îmân etmelerine mânî olmaktan,

 

3. Mü’minleri ve yeni îmân edecek olanları çeşitli şüphelere ve tereddütlere sevk edip dalâlet yoluna saptırmaktan men etmeye çalışıyordu.

 

Şuayp Aleyhisselam’ın Son İkazları

Hazret-i Şuayp -aleyhisselâm-, kavminin kötü davranışlarına ve isyanlarına üzülüyor, büyük bir sabırla onları cehâlet uykusundan uyandırmak istiyordu. Onları son olarak şöyle îkâz etti:

 

“Ey kavmim! Sakın bana karşı düşmanlığınız, Nûh kavminin veya Hûd kavminin, yâhut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi size de bir musîbet getirmesin! Lût kavmi sizden uzak da değildir.” (Hûd, 89)

 

Yâni onlar da sizin zamanınıza yakın bir zamanda helâk oldular. Dolayısıyla helâk olanların zamanca size en yakını onlardır. Küfürde, kötülüklerde ve helâki gerektiren şeylerde sizden uzak değillerdi. Bu sebeple helâk oldular. Onlardan ibret almalısınız!..

 

“Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin! Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, (mü’minleri) çok sever.” (Hûd, 90)

 

Kavmin ileri gelen müşrikleri, Hazret-i Şuayp’ın bu tekliflerine râzı olmadılar:

 

“Dediler ki:

 

«–Ey Şuayp! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde Sen’i cidden zayıf görüyoruz! Eğer kabîlen olmasa, Sen’i mutlakâ taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin!»

 

(Şuayb):

 

«–Ey kavmim! Size göre benim kabîlem Allâh’tan daha mı güçlü ve değerli ki, onu (Allâh’ın emirlerini) arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır.» dedi.” (Hûd, 91-92)

 

Şuayb -aleyhisselâm-, bu azgın kavmin îmân etmelerinden ümîdini kesince, kavmini Allâh’a havâle etti. Artık yapacak bir şey kalmamıştı. Ancak yine de belki ibret alırlar diye kendilerine ilâhî azâbı hatırlattı:

 

“Eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanır, bir grup da inanmazsa, Allâh aramızda hükmedinceye kadar bekleyin! O hâkimlerin en hayırlısıdır.»” (el-A’râf, 87)

 

Ancak Medyenliler, yine Şuayb -aleyhisselâm-’ı yalancılıkla suçladılar. Kendisini ve kendisine îmân etmek isteyenleri de, Medyen’den çıkaracaklarını söyleyerek tehdîd ettiler. Artık inananların, kendi içlerinde yaşamalarını tehlikeli bulmuşlardı:

 

“Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki:

 

«–Ey Şuayb! Ya Sen’i ve Sen’inle beraber inananları memleketimizden çıkarırız veya dînimize dönersiniz!»

 

(Şuayb):

 

«–İstemesek de mi?» dedi.” (el-A’râf, 88)

 

Ve şunları ekledi:

 

“Doğrusu, Allâh bizi ondan kurtardıktan sonra tekrar sizin dîninize dönersek, Allâh’a karşı iftirâ atmış oluruz. Dîninize geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir; meğer ki Allâh dilemiş olsun. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sâdece Allâh’a tevekkül ederiz. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adâletle hükmet! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” (el-A’râf, 89)

 

Bu âyette Şuayp -aleyhisselâm-, kavminin dînine geri dönme teklîfini reddetmekte, fakat bu işte Allâh’ın dilemesini istisnâ tutmaktadır. Onun bu tavrı, Allâh’ın irâdesine teslîm olmasının bir ifâdesidir. Çünkü peygamberler ve velîler, devamlı olarak Allâh’ın azâbından ve hâllerinin değişmesinden korkarlar.

 

Bu sebeple Şuayb -aleyhisselâm- diyor ki:

 

“–Allâh’ın dînini bırakıp da sizin dîninize dönmemiz, kabûl edilir şey değildir. Ancak Allâh, bizim helâkimizi dilemişse, bir şey diyeceğimiz yoktur. Çünkü bütün işlerimiz O’nun elindedir. O, dilediğini itâati sebebiyle bahtiyar kılar; dilediğini de günahlarından ötürü cezâlandırır.”

 

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de dâimâ şöyle duâ ederdi:

 

“Ey kalblere hükmeden Allâh’ım! Kalblerimizi Sana tâate âmâde kıl!” (Müslim, Kader, 17)

 

Her şeye rağmen âsî kavim bir türlü uslanmıyor, kendileri îmân etmedikleri gibi, Hazret-i Şuayb’a îmân eden mü’minleri de hazmedemiyorlardı. Onları kınıyor, sürekli olarak tehdîd ediyorlardı. İnanmak için gelenlerin de önlerini keserek Hazret-i Şuayb’ı kötülüyorlar, onları îmân etmekten vazgeçirmeye çalışıyorlardı. Onların bu hâli âyet-i kerîmede şöyle bildirilmektedir:

 

“Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki:

 

«Eğer Şuayb’a uyarsanız, o takdîrde siz mutlakâ ziyâna uğrarsınız!»” (el-A’râf, 90) Onların bu hâli âyet-i kerîmede şöyle bildirilmektedir:

 

“Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki:

 

«Eğer Şuayb’a uyarsanız, o takdîrde siz mutlakâ ziyâna uğrarsınız!»” (el-A’râf, 90)

Adana anal escort Çukurova anal escort Seyhan anal escort Ankara anal escort Mamak anal escort Etimesgut anal escort Polatlı anal escort Pursaklar anal escort Haymana anal escort Çankaya anal escort Keçiören anal escort Sincan anal escort Antalya anal escort Kumluca anal escort Konyaaltı anal escort Manavgat anal escort Muratpaşa anal escort Kaş anal escort Alanya anal escort Kemer anal escort Bursa anal escort Eskişehir anal escort Gaziantep anal escort Şahinbey anal escort Nizip anal escort Şehitkamil anal escort İstanbul anal escort Merter anal escort Nişantaşı anal escort Şerifali anal escort Maltepe anal escort Sancaktepe anal escort Eyüpsultan anal escort Şişli anal escort Kayaşehir anal escort Büyükçekmece anal escort Beşiktaş anal escort Mecidiyeköy anal escort Zeytinburnu anal escort Sarıyer anal escort Bayrampaşa anal escort Fulya anal escort Beyoğlu anal escort Başakşehir anal escort Tuzla anal escort Beylikdüzü anal escort Pendik anal escort Bağcılar anal escort Ümraniye anal escort Üsküdar anal escort Esenyurt anal escort Küçükçekmece anal escort Esenler anal escort Güngören anal escort Kurtköy anal escort Bahçelievler anal escort Sultanbeyli anal escort Ataşehir anal escort Kağıthane anal escort Fatih anal escort Çekmeköy anal escort Çatalca anal escort Bakırköy anal escort Kadıköy anal escort Avcılar anal escort Beykoz anal escort Kartal anal escort İzmir anal escort Balçova anal escort Konak anal escort Bayraklı anal escort Buca anal escort Çiğli anal escort Gaziemir anal escort Bergama anal escort Karşıyaka anal escort Urla anal escort Bornova anal escort Çeşme anal escort Kayseri anal escort Kocaeli anal escort Gebze anal escort İzmit anal escort Malatya anal escort Manisa anal escort Mersin anal escort Yenişehir anal escort Tarsus anal escort Mezitli anal escort Erdemli anal escort Silifke anal escort Akdeniz anal escort Anamur anal escort Muğla anal escort Bodrum anal escort Milas anal escort Dalaman anal escort Marmaris anal escort Fethiye anal escort Datça anal escort Samsun anal escort Atakum anal escort İlkadım anal escort Adıyaman anal escort Afyonkarahisar anal escort Ağrı anal escort Aksaray anal escort Amasya anal escort Ardahan anal escort Artvin anal escort Aydın anal escort Balıkesir anal escort Bartın anal escort Batman anal escort Bayburt anal escort Bilecik anal escort Bingöl anal escort Bitlis anal escort Bolu anal escort Burdur anal escort Çanakkale anal escort Çankırı anal escort Çorum anal escort Denizli anal escort Diyarbakır anal escort Düzce anal escort Edirne anal escort Elazığ anal escort Erzincan anal escort Erzurum anal escort Giresun anal escort Gümüşhane anal escort Hakkari anal escort Hatay anal escort Iğdır anal escort Isparta anal escort Kahramanmaraş anal escort Karabük anal escort Karaman anal escort Kars anal escort Kastamonu anal escort Kırıkkale anal escort Kırklareli anal escort Kırşehir anal escort Kilis anal escort Konya anal escort Kütahya anal escort Mardin anal escort Muş anal escort Nevşehir anal escort Niğde anal escort Ordu anal escort Osmaniye anal escort Rize anal escort Sakarya anal escort Siirt anal escort Sinop anal escort Sivas anal escort Şanlıurfa anal escort Şırnak anal escort Tekirdağ anal escort Tokat anal escort Trabzon anal escort Tunceli anal escort Uşak anal escort Van anal escort Yalova anal escort Yozgat anal escort Zonguldak anal escort
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.